13.06.2019

Birkaç hafta önce, bu yılın işinizden ayrılmak için en uygun yıl olduğu hakkında bir yazı yazmıştım. Nedenlerini de açıklamıştım. Yazdığım yazı, “mutlaka girişimci olmalısınız” tarzında sadece heveslendirici bir yazı değildi.  Daha çok: “şirketler dünyasında gidişat çok kötü ve zaten yakında istifa etmek zorunda kalacaksınız” anlamındaydı.

Gerçekten de pek çok kişi “Ee, şimdi ne olacak? Ne yapmam gerekiyor” diye sormuştu.

Ben de bu yolu izlemiş olan kişilere sormaya başladım. Ne yapmışlardı? İşlerinden ayrılıp bir milyon dolarlık bir servete nasıl ulaşmışlardı? 

Herkes Mark Zuckerberg veya Larry Page olamaz ki. Herkes üniversiteyi bırakıp bir iPhone, veya bir zaman makinesi, ya da üzerine oturan kişinin ölçülerine göre kendi kendini ayarlayabilen bir tuvalet yaratamaz ki ( aslında bu hiç de fena olmazdı).


Bazıları işlerinden ayrılıp sadece rahat bir hayat sürebilmeyi ister.  Bazıları da işlerinden ayrılıp milyon dolarlık bir servet kazanmak ister. Justin Timberlake ise bir filminde “Bir milyona harika denmez, harika olan milyardır” diyordu. 


Aslında bir milyon da hiç fena sayılmaz.  Sonuçta herkes girişim sermayesi desteğiyle 100 milyon dolar kazanabilecek kadar becerikli olamaz. Bazen bir milyon dolar kazanıp kendi kendinin patronu olmak ve bu maddi özgürlüğü başarıya ulaşmak için bir araç olarak kullanabilmek de güzeldir.

Böylece, Braintree adlı bir şirket kurmuş olan Bryan Johnson’u aradım. Braintree adını duymamış olabilirsiniz, ama müşterilerini duymuşsunuzdur. Braintree, OpenTable, Uber, Airbnb, vs. gibi şirketler için kredi kartı işlemleri veya ödeme hizmetleri sunan bir kuruluştur.

Bryan’la daha önce hiç tanışmamıştım. Braintree’nin yatırımcılarından biri de değilim. Hatta bildiğim kadarıyla (ve ne yazık ki), Braintree’nin müşterilerinden birine de yatırım yapmış  değilim. Ben sadece ilginç hikâyeleri olabileceğini düşündüğüm kişileri arayıp bana neler anlatabileceklerini öğrenmeyi severim. Böylece sadece finans alanındaki ilişkilerimi değil, potansiyel dost çevremi de oluşturmuş olurum. Çekingen ve çirkin bir insan olduğumdan, pek fazla arkadaşım yoktur.

Ama Bryan’ın Braintree’yi nasıl kurduğu hakkında ilginç bir hikayesi olacağını ve bu hikayenin “şimdi ne yapmam gerekiyor?” kategorisine de uygun olacağını biliyordum.

Bryan 2007 yılında Sears’da müdür olarak çalışıyordu. Derken işinden ayrıldı ve iki yıl içerisinde yıllık bir milyon doların üzerinde bir kazanca kavuştu. Braintree zaman içerisinde daha da büyüdü ve Accel ile diğerlerinden 70 milyon dolar elde etti, ama benim için ilginç olan bu değildi.

Bryan’a “Bunu nasıl yaptın?” diye sordum. “İlk attığın adımlar neydi?” O bana anlattı, ben de size anlatacağım.

“İşimi gerçekten hiç sevmiyordum” dedi,  “fiks bir maaşla çalışma fikri de hiç bana göre değildi. Daha önce kredi kartı işlemleri sektöründe çalışan bir satış elemanıydım ve restoranları veya perakende satıcıları dolaşıp bu işlemler için çalıştığım firmayı tercih etmelerini sağlıyordum.  O yüzden, aynı işi başkası için yapacağıma, kendi adıma çalışırım“ diye düşündüm. 

1.Kural: Aracıyı devre dışı bırakın. Bryan, yaptığı satışları temsilcisi olduğu firmaya götürmek yerine, kredi kartı işlem hizmetleri veren bir başka firmaya giderek aracıyı devreden çıkarmış ve onlarla kendi adına bir satış temsilciliği sözleşmesi imzalamış. Bütün bunları da Sears’daki işinden ayrılmadan ÖNCE yapmış.

Birçok kişi bana “Şu anda bir işte çalışıyorum, şimdiden bir yatırım finansmanı bulmalı mıyım?” diye sorar. Kesinlikle HAYIR! Başlangıçta biraz ikili oynamalısınız. Yatırımcılar, azimli gördükleri kişileri destekler. 

2.Kural: Sıradan bir iş konusu seçin. Herkes “harika bir iş konusu” bulabilmek için çabalar. Oysa harika bir iş konusu bulmaya çalışmak, ender dünya madenlerini Mars’ta aramaya benzer. Yani ÇOK ZOR bir şeydir. Sakın yapmayın! Bryan, dünya üzerindeki tüm şirketlerin ihtiyacı olan bir iş seçmiş, ayrıca da Web üzerinden satış yapan birçok firma daha kurulacağından, işinin kısa zamanda hızla büyüyeceğini de görmüş.  Piyasaya mutlaka yepyeni bir fikirle girmek zorunda değilsiniz. Çok bilinen bir işi başkalarından biraz daha iyi yapmanız yeter. Üstelik biraz uyanıksanız ve bürokrasiyle uğraşmak zorunda olan dev kuruluşlardan daha küçükseniz, müşterilerinize daha cazip satış koşulları ve daha iyi hizmet sunabilir, onlarla daha yakından ilgilenebilirsiniz. O zaman da müşteriler size döner. 

3.Kural: Müşteri bulun! Bu belki de her girişimci için geçerli olan en önemli kuraldır. Bu konuda daha önce de yazmıştım (Bir Girişimci Olarak Başarılı Olmanın En Kolay Yolu). İnsanlar genelde sihirli sanılan yolu izlemek ister. Yani yatırım sermayesi bulacaklar, işlerinden istifa edecekler, bir ürün üretecekler, sonra da birden bire milyonlarca müşterileri olacak. Oysa gerçek hayatta işler ASLA böyle yürümez.

Bryan  (temas kurduğu ilk 12 müşteri arasından) kredi kartı işlemlerini kendisine aktarmayı kabul eden 10 müşteri bulmuş. Diğer taraftan, işinden ayrılabilmesi için ayda 2.100 Dolar kazanması gerektiğini hesaplamış. Oysa bulduğu ilk 10 müşteriden ayda 6.200 Dolar kazanıyormuş, yani belli bir güvenlik marjı varmış. O zaman iş yerinden istifa etmiş ve birden bire kendisini ticaretin içinde bulmuş. 

4.Kural: Uyurken Güven Oluşturun. Bu kural genellikle “Uyurken para kazanın” diye bilinir. Ama Bryan zaten uyurken para kazanıyormuş. Bulduğu ilk 10 müşteri ona kredi kartı ile yapılan her alış verişten para kazandırıyormuş.  “Müşteri aramak için sokaklarda kapı kapı dolaşmak istemiyordum”  diye anlattı Bryan. “Web üzerinden satış yapan müşteriler bulmak zorundaydım. Biri bana bir blog oluşturmamı tavsiye etti. İyi bir blog oluşturmak için ise, tamamen şeffaf olmanız gerekir, yoksa hiçbir işe yaramaz. Böylece bir blog oluşturdum ve kredi kartı sektöründe neler olup bittiğini, ahlaki değerleri hiçe sayan uygulamaları, tüccarların nasıl sömürüldüğünü yazmaya başladım. Sonra da yazılarımı Digg, Reddit, StumbleUpon gibi o zamanın en gözde sosyal sitelerine gönderdim. Bu yazılar bazen sitelerin en üst sayfalarına çıkıyor ve web sitem çökme derecesine gelecek kadar çok trafik alıyordu. Sonuçta kredi kartı işlemleri konusunda güvenilir bir kaynak haline geldim. Kısa bir süre sonra da bu işlemleri takip etmekte zorlanan tüm online satış firmaları ödeme hizmetlerini bana vermek için aramaya başladılar”. Demek ki burada bir gerçek payı var. 

5. Kural: Blog para kazanmak için yapılmaz. Blog yazarlığı güven kazanmak için yapılır.  Blog yazarak reklam satamazsınız ( belki çok ender), çok büyük bir iş alamazsınız (belki çok ender), ama insanlarda güven oluşturursunuz ve bu da iş fırsatları yaratır. Bryan’ın blog sayfası ona kapı kapı gezmekten çok daha fazla müşteri sağladığı gibi, en büyük iş fırsatını da beraberinde getirmiş. Benim blog sayfam da bana bir kuruş bile kazandırmadı, ama milyonlarca fırsat yarattı.

“Aslında OpenTable’dan beni aradılar ve kredi kartı bilgilerini depolayacak, restoranlara gönderilen bilgileri işleyebilecek, mevzuatla uyumlu olan bir çözüm yazılımı istediklerini söylediler. Kendileriyle üç yıllık bir sözleşme imzaladıktan sonra oluşturduğum bir yazılım ekibi ile birlikte istedikleri çözümü hazırladık. Böylece müşterilerimize satabileceğimiz yeni bir hizmetimiz daha oldu.”

6. Kural: EVET deyin! Bryan işe tüccarlarla kredi kartı işlem hizmetleri sunan bir firma arasında aracılık yaparak başlamıştı. Bir süre sonra OpenTable, kendisinden bir yazılım geliştirmesini istemiş. O da daha önce hiç böyle bir şey yapmadığı halde EVET demiş. Hemen bir yazılım geliştirme ekibi kurup, mükemmel bir ürün oluşturmuş ve gelirini dört katına, hatta belki de daha fazlasına katlamış. Bu girişimiyle de, müşterilerine sunduğu hizmetleri arttırarak işini yepyeni bir alana taşımış. Birden bire, hizmetleri kulaktan kulağa yayılmış ve Airbnb, Uber vs. gibi online ticaret yapan başka firmalar da Braintree hizmetlerini kullanmaya başlamış. Ayrıca, yatırımcılar da kendisini aramaya başlamış, zira tüm müşterileri ödeme hizmetlerini Braintree’den aldıklarını söylüyorlarmış. Oysa, yeni kurulmuş online satış firmalarının ödeme hizmeti alması çok da kolay değildir.

Bryan, “İşe ilk başladığımda, kredi kartı işlem hizmetleri sunan firmamıza her müşterimiz için kapsamlı bir paket hazırlıyor ve o müşterinin güvenilebilir bir tüccar olabileceğini gösteren ayrıntılı bilgiler veriyorduk” diye anlattı. Daha sonra da… 

7.Kural: Müşteri Hizmetleri. İster eski olsun, ister yeni, her müşteriye insanca davranabilirsiniz. “Başka yerlerde karşılaştığımız müşteri hizmetlerinde nelerden hoşlanmadığımızı sezgisel olarak biliyorduk: Otomasyona bağlanmış sesli yanıt sistemleri, cevap alma sürelerinin uzunluğu, sorun çözümlerinin yetersizliği vs. O nedenle, bize başvuran müşterilerimizin sorunlarını mümkün olan en kısa zamanda çözebilmek için gereken her şeyi yaptık.”  diyordu Bryan. Eğer küçük bir işletme iseniz, müşteri hizmetlerinizin kötü olması için hiçbir bahaneniz olamaz. En değerli yeni müşterileriniz eski müşterilerinizdir. Ve eski müşterilerinizi etkileyebilecek en önemli nokta da, yardıma ihtiyaç duyduklarında onlara en hızlı şekilde yardımcı olmaktır. Eski müşterilerinize yeni hizmetler satmanın en güvenilir yolu, sağlıklı Müşteri Hizmetleridir.  

Bryan, işe başladığının daha ikinci yılında yıllık kazancı bir milyon doları aşıyormuş ve bu gelir her yıl ikiye katlanıyormuş. Eleman almaya yetişemiyorlarmış. 


Aradan dört yıl geçip 2011 yılı geldiğinde ise Braintree, A Serisi satışlarda 34 milyon Dolara ulaşmış. Şu anda ise, CrunchBase verilerine göre yıllık 8 milyar dolarlık kredi kartı işlem hacmine ulaşmış bulunuyorlar.


Bu da işinden ayrılmış ve faturalarını ödemek için bir yol bulmaya çalışan biri için hiç de kötü bir sonuç sayılmaz. 


Editörün notu: James Altucher bir yatırımcı, bilgisayar programcısı, yazar ve birden fazla yatırım deneyimi olan bir kişidir. Son olarak “Kördüm ama şimdi görüyorum” ( I Was Blind But Now I See) ve “Üniversitenin 40 Alternatifi”(40 Alternatives to College) adlı kitapları yazmıştır. Kendisini Twitter’deki  @jaltucher adresinden takip edebilirsiniz. 




Kaynak: TechCrunch



Bu makalemizi beğendiyseniz aşağıdakiler de hoşunuza gidebilir:

110 Milyon Dolarlık İş Adamının Sırları

Bir Sonraki İş Ortağınızı Şimdi Bulun




 
Diğer Makaleler
Payla?
�nerileriniz