17.10.2019



Değerlendirmenizi duygusal bağlara göre değil, beceri ve kişilik özelliklerine göre yapın. Sonra da üstleneceğiniz rolleri belirleyip, vardığınız anlaşmayı bir hukukçunun yardımıyla resmi hale getirin.




“Tam bir iş kurmak üzereyken iş ortağım hayatının fırsatıyla karşılaştı ve beni yarı yolda bıraktı. 10 yıl boyunca ortak olarak yürüttüğüm bir başka işimde ise ortağım tarafından dolandırıldım. Acaba kendi işimi tek başıma mı kurmalıyım? Yoksa yeni bir ortak seçerken yine aynı hataları yapmamı engelleyecek bir yol var mı?”

-K.S., El Monte, California



Potansiyel bir iş ortaklığının yürüyeceği konusunda hiçbir garanti yoktur. Yine de, yaşadığınız ciddi sorunların tekrar etmesini engellemek için yapabileceğiniz bazı şeyler var.



İlk sorunuzu cevaplayacak olursak: Ortaklık konusunda kötü deneyimler yaşandığında, işinizi tek başına kurmayı düşünmeniz doğaldır. Zira böylesi çok daha kolaydır: Şirketin tek sahibi ve yöneticisi olarak, bir başka kişi veya grubu razı etmek zorunda kalmadan şirket için önemli kararları alma ve şirketinizin geleceğini planlama yetkisi sadece sizde olacaktır. Ancak bunun, uzlaşmacı mı yoksa başına buyruk bir kişi olarak mı daha iyi çalıştığınıza bağlı olarak hem olumlu, hem de sakıncalı yönleri olabilir. Şirketin tek sahibi ve yöneticisi olarak, çalışanlarınızla ve danışmanlarınızla beyin fırtınası yapabilirsiniz, ama sonuçta şirket hakkında alınacak kararların sorumluluğu sizin omuzlarınızda olacaktır.



Kar amacı gütmeyen online bir iş eğitimi programı olan MyOwnBusiness.org adlı sitenin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olan Phil Holland, “ Tek başına iş kurmanın, elde edilecek kazancı bölüşmek zorunda olmamak, daha önce yaşadığınız ortaklık sorunları gibi riskleri göze almamak ve şirketin yönetimini ve itibarını bir başkasıyla paylaşmamak gibi yararları vardır” diyor. İşi tek başına yürütmek için gerekli mali kaynaklara ve becerilere sahip olup olmadığınızı gerçekçi bir bakışla değerlendirin – eğer bunlara sahipseniz, neden denemeyesiniz ki?



“Eğer işe tek başına girişmeye karar verirseniz, çeşitli konularda uzmanlık sahibi olan gayrı resmi bir danışman kadrosu oluşturmanızı önemle tavsiye ederim. “ diyor PartnerUp.com ‘un başkan ve CEO’su olan Steve Nielsen. Danışmanlık kadronuza alabileceğiniz kişileri Nielsen’s gibi iletişim platformlarından, dostlarınıza ve iş arkadaşlarınıza sorarak, ya da bağlı olduğunuz ticaret odası veya meslek odasından bulabilirsiniz.



Ortaklık konusunu tekrar denemek isterseniz, sorumluluk ve yükümlülükleri bir ortakla paylaşabilir, aynı zamanda ortağınızın emeğinden, sermayeye katkısından ve kendi beceri ve güçleriyle sizi destekleyecek olmasından yararlanabilirsiniz.



Kesinlikle objektif olun. “Potansiyel ortaklarınızı duygusal bağları veya dostluk ilişkinizi göz önüne almadan değerlendirmeye gayret edin. Bir ortakta aradığınız kriterlerle ilgili bir liste çıkarın ve potansiyel ortağınızın bu koşulları ne kadar karşıladığını değerlendirin” diyor Holland. Diğer yandan da Nielsen , “Bir ortağın sahip olmasını istediğiniz becerileri düşünün, hangi kişisel özelliklere katlanıp katlanamayacağınızı belirleyin ve işe girişmeden önce bu tür soruların cevaplarını bulmaya çalışın. Ama hepsinden önemlisi, bu girişimin başarılı olması için en az sizin kadar heyecanlı ve kararlı olan bir kişiyi seçin” diye tavsiye ediyor.



Kendi kopyanızı seçmeyin. Eğer siz yaratıcı fikirleri olan, ancak hesap kitaptan anlamayan bir kişiyseniz, bir başka yaratıcı kişiyle ortaklık yapmak yerine, finans dehası olan bir ortak bulun. Ortağınızla vizyon ve değerleriniz aynı olabilir, ama becerileriniz eşit olmamalı” diye belirtiyor Agoura Hills – California’daki bir girişim danışmanlığı şirketi olan Goldhill Group’un CEO’su Jonathan Goldhill.



“ Gördüğüm en büyük sorun, birbirine çok benzeyen iki kişinin ortaklık yapmaya kalkışması. Bir bakıyorsunuz, ikisinin de teknik becerileri aynı, ama müşteri kazanma veya satış sağlama becerileri yok - oysa bir işin başarılı olması için gerekli olan şeyler bunlardır.”



Acele etmeyin. “Herhangi bir kişiyi bir tek görüşmeyle, hatta üç veya altı haftalık bir süre içerisinde yapacağınız birkaç görüşmeyle bile tanıyamazsınız. Birini iyice anlayabilmek ve profesyonelce değerlendirebilmek aylarca sürebilir. Ama önceden ne kadar fazla tartışırsanız, o kadar iyidir. İşinizi kurmayı planladığınız tarihin birkaç ay gecikmesi, daha doğru bir ortak seçmenize yarayacaksa, buna değer” diyor Goldhill.



Mali sorumlukluları paylaşın. Memphis’deki Interactive Solutions’un kurucusu ve CEO’su olan Jay Myers. “İşe para veya benzer bir finansal değer koymayacak kişiyle ortaklığa girmeyin” diye uyarıyor. Sermayenin eşit şekilde bölüşülmesi, ortağınızın birden bire işten çekilmesi ve tüm sorumlulukları sizin sırtınıza yüklemesi olasılığını azaltır.”



Yasal önlemler oluşturun. “Ne tür bir anlaşma yaparsanız yapın, tüm koşulları resmi bir ortaklık sözleşmesi şeklinde mutlaka yazıya dökün” diye tavsiye ediyor Myers. Hazırlanacak sözleşmede işlerin nasıl paylaşılacağı, daha fazla sermaye gerektiğinde ne yapılabileceği ve kararların nasıl alınacağı gibi önemli maddelerin yer alması için bir hukukçu size yardımcı olabilir. Bir başka emniyet önlemi de, rekabet etmeme sözleşmesi olabilir. Holland ayrıca, ortaklar arasında resmi bir “alım-satım sözleşmesi” yapılmasını da tavsiye ediyor. Bu tür sözleşmeler, ilaveten hayat sigortalarıyla da desteklenir. Böylece ortaklardan birinin vefatı, çalışamaz duruma gelmesi veya işi herhangi bir nedenle bırakması durumunda, hissesinin diğer ortak tarafından satın alınabilmesini sağlanır.



Geçmiş araştırması yapın. Potansiyel iş ortakları birlikte bir işe girişmeden önce, geçmişlerinde herhangi bir sahtekarlık olayı, uyuşturucu sorunu veya yasa ihlali bulunup bulunmadığı konusunda araştırma yapılmasına izin vermelidir. Ayrıca ortaklık yapacak kişilerden her biri diğerine, kendi haklarında bilgi alınabilecek profesyonel ve kişisel referanslarının bir listesini vermelidir. Ortaklar birbirlerine karşı kendi maddi durumları, kredi itibarları, mal varlıkları ve borçları konusunda da açık sözlü olmalıdır.



Rolleri baştan belirleyin ve bu karara bağlı kalın. Kendinize bir ortak seçtiğinizde, her birinizin şirkette üstleneceği fonksiyonu açıkça belirleyin. “Böylece, her ortağın şirket içindeki rolünün ne olacağını ve şirkete nasıl katkı sağlayacağını net olarak tarif etmiş olursunuz. Siz başarılı olduğunuz konuya odaklanın, ortaklarınızın da en iyi bildikleri ve başarılı oldukları konularla ilgili sorumlukları üstlenmelerine izin verin” diyor Nielsen.







Kaynak: businessweek.com




Diğer Yazılar
Payla?
�nerileriniz