04.11.2019


Girişimciler, eski bir Çin generali, strateji uzmanı ve filozof olan Sun Tzu’dan neler öğrenebilir?

Çok şey..

Sun Tzu, askeri strateji konusunda çok eski ve ünlü bir eser olan,  bu gün bile hem uluslararası şirket yöneticileri, hem de küçük işletme sahipleri tarafından pratik uygulamalar için kullanılan “Savaş Sanatı” adlı kitabın yazarıdır. Kitap hakkında belki bilginiz yoktur. İşlediği konu, askeri strateji açısından doğru konumlanmanın önemidir. Bu konuyu girişimcilik ile de kolayca bağlamak mümkündür.

“Bir ordunun nasıl konumlandırılması gerektiğinin kararı, hem fiziki çevrenin objektif koşullarına, hem de çevrede bulunan diğer rekabetçi aktörlerin sübjektif inancına dayanılarak verilmelidir Sun Tzu’ya göre strateji, belli bir listeye dayanarak yapılacak bir planlamayı değil,  değişen koşullara göre hızlı ve uygun kararlar vermeyi gerektirir. Planlama ancak kontrol edilebilir bir çevrede mümkündür; ama sürekli değişen bir çevrede yaptığınız planlar suya düşer ve beklenmedik durumlar yaratır.

Sun Tzu’nun askeri stratejilerinin küçük işletmenizle nasıl bir ilgisi olabilir?

Sun Tzu’nun Savaş Sanatlarından Öğrenilecek Dört Ders

Aşağıda, girişimcilerin başarıya ulaşmak için kendilerini nasıl konumlandırmaları gerektiğini öğrenip uygulayabilecekleri dört ders yer almakta:

1. Strateji

“Fethettiğim yerlerdeki herkes, kullanılan taktikleri görebilir; ama kimsenin göremediği şey, bu zaferin hangi stratejiyle kazanıldığıdır.” Sun Tzu

Hayali bir iş toplumunda girişimciler, önce mükemmel bir strateji oluşturur, sonra da taktikleri uygularlar. Bu ideal bir yöntem olabilir, ama pek çok küçük işletme için gerçekçi değildir.

Yine de, pazarlama taktiklerinizi herkesçe bilinen yöntemlerden seçiyorsanız, nasıl müşteri kazandığınız, işinizi nasıl pazarladığınız ve satışlarınızı nasıl arttırdığınız konuları hakkında ciddi anlamda düşünme zamanınız gelmiş olabilir. Bu düşünceler, kullanmanız gereken strateji için temel oluşturacak fikirleri doğurabilir – ve böylece deneme yanılma sürecinizi de geliştirebilir.

Strateji neden bu kadar önemlidir?

Zira üzerine odaklanıp taktikler geliştirebileceğiniz bir şablon oluşturur. Şirketinizi büyütürken,  eğer sağlam bir stratejisi olmayan ve sadece “vahşi batı” taktiğiyle yürüyen bir plan uygularsanız, şirketiniz kolaylıkla “dost ateşi” altında kalabilir. Böyle bir durum, bütçenin etkin bir şekilde kullanılamaması, kaybedilen satışlar, yüksek müşteri kazanma maliyetleri vs. gibi çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir. Sektörünüzdeki diğer şirketleri izleyip, onları başarılı kılan taktikleri görmek çok kolaydır. Ancak, o taktikleri kapsayan ve yönlendiren özel bir strateji olabileceğini unutmamalısınız. Bu yüzden, birçok kişi rakiplerin yaptığı şeylerin aynısını yapmanın, “onların işine yaradıysa, benim de yarayabilir” diye düşünmenin akıllıca olmadığına inanır. Zira bu doğru değildir.

Sizin şirketiniz özgün olduğu gibi, müşterileriniz de özgündür. Başarılı taktikler geliştirebilmek için, öncelikle size zafer kazandıracak sağlam bir strateji oluşturmalısınız.

2. Düşünce Tarzı

“Kendinize inanmalısınız.” Sun Tzu

Bir komutan, zafer kazanacağı konusunda yüksek bir inancı olmadan savaşa girer mi? Hiç sanmam.

O zaman siz neden gireceksiniz?

Başlangıç sermayesi bulabileceğinize inanıyor musunuz? Ekibinizin pazar payınızı arttırabilecek beceri ve yeteneklere sahip olduğuna inanıyor musunuz?

Eğer bir şeyi yapabileceğinize inanmıyorsanız - yapamazsınız.

Kendine inanmak ve yeteneklerine güvenmek, tüm başarılı girişimcilerin ortak özelliğidir.

İnsan beyni günde 70.000 düşünce oluşturur. Bunların hepsi üretken ve yaratıcı değildir. Bu nedenle, vizyonunuzu ve işinizi daha fazla geliştirecek fikirleri seçip onların üzerinde durmak çok önemlidir.

3. Fırsatlar

“Fırsatlar, ele geçirildikçe çoğalır” Sun Tzu

Büyük fırsatlar genellikle hiç dikkat çekmeyen hediye paketleri içinde gelir.

Bir küçük işletmeyi geliştirirken, sayısız karar aşamaları ve fırsatlarla karşı karşıya kalırsınız.

Küçük görünen bir şey, çok daha büyük bir şeyin ilk basamağı olabilir – bir domino etkisi; bir zincir reaksiyonu yaratabilir.

Bir niş hakkındaki ilginç bir blog yazısı, büyük bir haber dergisinin hikaye arayan bir muhabiri tarafından okunabilir, onun okurları mesajınızı başkalarına aktarır, şirketinizle ilgili bilgi yayılarak yerel bir radyo istasyonuna ulaşır ve onlar da sizden bir röportaj yapmak için randevu ister. Bu, iş fırsatlarının ele geçirildiği anda nasıl çoğalabileceğini gösteren sadece bir örnek.

Pek çok yeni kurulmuş işletmenin en büyük eksikliği, karşılarına bir fırsat çıktığında onu fark etmemeleridir. Unutmayın: karşınıza çıkacak bir sonraki fırsat, sizin düşündüğünüz gibi bir şey olmayabilir. Ama harekete geçtiğiniz anda büyüme potansiyeli vardır.

4. Küçümseme

“Zayıfmış gibi yapın, rakibinizi daha fazla kibirlendirin.” Sun Tzu

İş hayatında küçümsenmek iyi bir şeydir.

Çoğu girişimciler medyanın odağı olmak, risk sermayesi yaratmak ve kendi filmlerinde başrol oynamak ister. Ama aksine, güçsüz görünmek, dikkate bile almaya değmeyecek gibi bir izlenim vermek çok daha iyidir.  Mark Zuckerberg,  “şirket kendi küçük Facebook’unu kuruyor” dediğinde, Bradley Horowitz, “Google, rakibi tarafından azımsandığı için çok mutlu” diye cevap vermişti. Neden mi? Zira Horowitz ve onun gibi rakipleri tarafından küçümsenen diğerleri, kendilerini bekleyen rekabetçi avantajların her açıdan farkındadır.

Eğer iş hayatında küçümsendiyseniz, unutmayın ki “ileriye bakarak noktaları birleştiremezsiniz; o noktaları ancak geriye bakarak birleştirebilirsiniz (Steve Jobs).”

Asla vazgeçmeyin, çünkü:

1.     Henry Ford başarıya ulaşmadan önce beş kez başarısız olmuş ve iflas etmişti.



2.     Beethoven’in öğretmeni onun için “bestecilik konusunda ümitsiz” demişti. Ama o tamamen sağır olmasından sonra en önemli senfonilerinden beş tanesini besteledi.



3.     R. H. Macy, New York City’deki mağazası tutmadan önce, yedi kez başarısız olmuştu.



4.     Albert Einstein ancak 4 yaşındayken konuşmaya başlamış, okumayı 7 yaşında öğrenmişti…. Öğretmenleri onun için “zekası yavaş, asosyal ve sürekli boş hayaller içinde” demişti.



5.     Walt Disney, “hayal gücü olmadığı ve değişik fikirler bulamadığı” gerekçesiyle bir gazete editörü tarafından kovulmuştu.



6.     Katıldığı ilk oyuncu seçmelerinin ardından bir kast yönetmeni Aktör Sidney Poitier’e “Niye gidip bulaşıkçı filan olmuyorsun da insanların vaktini boşa harcıyorsun?” demişti.



Tüm bu örneklerin altında çok basit bir ana fikir yatıyor; küçümsenmek çok önemli bir rekabet avantajıdır.



Eğer yeni bir teknoloji geliştiriyorsanız (ve küçümseniyorsanız) piyasaya ilk çıkan siz olabilirsiniz. Yeni kurulmuş bir şirket olarak radar alanının dışında uçarak pozisyonunuzu güçlendirebilirsiniz. Tıpkı dört yıl boyunca hiç fark edilmeyip birden bire “bir gecede şöhret oldu” denen Pinterest gibi.

Geçtiğimiz yıl “Angry Birds’ün yaratıcıları (Rovio studios) 42 milyon dolarlık bir fon sağladıklarını açıkladılar. Halen en fazla satılan iOS oyunu rekorunu ellerinde tutuyorlar. Angry Birds’ün bir sinema filmi olarak çekileceği yolunda söylentiler var.”  Ama pek çok kişi Rovio kadrosunun bu dev başarıyı yakalamadan önce 8 yıl boyunca başka oyunlar üzerinde çalıştığını bilmiyor. Küçümsenmenin olağanüstü bir gücü vardır – bundan yararlanın.





Kaynak: YFS
Diğer Makaleler
Payla?
�nerileriniz