17.12.2014

Bir ticari işletmenin devrinden sermaye ortaklığı kurulmasına, joint venture’dan melek yatırımcılar ile ortaklığa kadar çok geniş bir yelpazede kurulabilecek iş ortaklığı modellerinde sayısız cevaplanması gereken hukuki soru ortaya çıkmaktadır. Esasında en doğru cevap da somut konu hakkında tüm detaylar verilerek sorulacak sorulara verilir. Dolayısıyla sizin de şirket satışı veya iş ortaklığı gibi konularda hukuki sorularınızda muhakkak bir hukuk danışmanından hizmet almanızı tavsiye ederiz. Burada ise tecrübelerimize göre en çok karşılaşılan genel sorular hakkında bir fikir vermesi için ve bağlayıcı olmamak koşuluyla bazı soru ve cevaplar verilmiştir.

1.  Ticari işletmenin satılabilir olması için ne gibi özelliklere dikkat edilmelidir?

Bir ticari işletmenin satılması veya işletme şirketinin satılabilmesi için muhasebe ve finans kayıtları düzgün tutulmuş olması gereklidir. Hukuki işlemlerinde, sözleşmelerinde belirli süreçlerin ve kontrol mekanizmaların baştan doğru kurulduğu ve ticari defterlerin güvenilir olduğunun alıcıya veya sermayedar ortağa gösterebilen işletmelerin satılma şansı vardır. Aksi halde işiniz şansa kalmıştır.

2.  Hangi şirketlerin ortaklık yapısı uzun vadeli büyüme aracı olarak hisse satışına uygundur?

İleride şirketinizi satma veya ortaklıklar kurma hedefiniz varsa mutlaka anonim şirket olarak şirket yapınızı kurmanız faydalı olacaktır. Sermaye hareketlerine ve çok ortaklı yapıya en uygun şirket türüdür. Ayrıca anonim şirketin hukuki süreçleri doğru işletilirse ortakların sorumlulukları bakımından daha sınırlı ve hissedarları koruyucudur.

3.  Şirket yapısını LTD den AŞ’ye veya AŞ den LTD ye döndürmek mümkün müdür?

Limited şirketten anonim şirkete tür değiştirmek mümkündür. Anonim şirket artık hukukumuzda faaliyeti kolaylaştırılmış bir tür olduğu için daha kuruluş aşamasında anonim şirket tercih edilmelidir.

4.  Sermaye koyan yatırımcı ortağın azınlık hisseye sahip olması halinde şirketteki hakları korunabilir mi?

Yönetim Kurulundaki üye sayısı ve üyelerin yetkileri anonim şirket ana sözleşmesine konacaközel hükümler ile koruyucu şekilde düzenlenebilir. Ayrıca azınlık sermayedar ortakların hakları güvence altına alınabilmesi için uygulamada ortakların kendi aralarında imzalayacakları bir hissedarlar sözleşmesi ile ana sözleşmeye dahi yazılamayacak ortaklar arası mahrem ilişkiler düzenlenir ve karşılıklı sorumluluklar daha fazla kuvvetlendirilebilir.

 5.  Due-diligence ne demektir?

Şirket hisselerinin tümüyle veya kısmen satılmasından önce, satın alacak olan kişi veya kurum, şirketin tüm mali-hukuki yapısını uzman profesyonellere detaylı şekilde inceletir. Bu uzmanların hazırladığı rapora göre değerleme ve fiyatlama yapılır. Bu incelemeye due-diligence denir.

6.  Şirket satın alırken kayıtlı sözleşmeler, yasal defterler ve muhasebe kayıtları göre görünmeyen borçlar ileride ortaya çıkabilir mi? Başkaca yasal riskler mevcut mudur?

Evet, şirket, görünen kayıtları dışında da kayıt dışı borçlanma yapmış olabilir. Buna karşı mutlaka hisse devir ve satış sözleşmesinde due-diligence surecine sokulmayan borçlardan sorumluluk kısıtlayıcı hüküm konması gerekir. Eski hissedarların görünmeyen borç ve yükümlülüklere karşı sorumluluğuna güvenceye alacak hukuki tedbirler alınmalıdır.

7.  Sıfırdan iş kurarken şirketleşme adımları ne zaman atılmalıdır?

İş fikrinizi hayata geçirmeden önce işin yapılabilmesi için zaruri unsurların gerçekleştirilmesinde hukuki bir engelin olup olmadığı iyice araştırılmalıdır. İsim ve diğer fikri hakların daha önceden başkasına tescilli olup olmadığını kontrol edin. İşin hayata geçirilmesi için sektörelregülasyon kuralları olup olmadığı, varsa bu koşulları taşıyıp taşımadığınızı kontrol edin. B2b iş ilişkilerinizi sözleşme görüşmeleri yaparak somutlaştırın. Bu aşamaları başarı ile geçtiğinizi düşünüyorsanız şirketinizin kuruluş sürecini başlatabilirsiniz.

8.   Fikri Mülkiyet Hakları ne zaman korunmalıdır?

İş fikrinizi hayata geçireceğiniz konulardaki fikri mülkiyet haklarınızı ürününüzü duyurmadan, piyasaya çıkarmadan önce tescil ettirmeniz önemli ve gereklidir.

9.   Şirketlerin hangi işleri yazılı sözleşme ile yapması önerilir?

Başlangıç ve büyüme aşamasındaki şirketlerde ticari alış verişin yazılı sözleşme ile yapılması çok yaygın değildir ancak yanlıştır. Alışverişin bir tarafının zorlaması ile sözleşme imzalanır. Eğer şirketinizi ileride satmayı veya ortak almayı düşünüyorsanız tüm b2c ve b2b ilişkilerinizi yazılı sözleşmelere dayandırmalısınız. B2c ilişkiler için de standart sözleşme tiplerinizin önceden hazır ve kullanılabilir halde olması yararlı olacaktır.

10.  Şirketinizin ticari ilişkilerini düzenlemek için ne zaman sözleşme yapılmalıdır.

Sözleşme ancak ilişkiler iyi iken imzalanabilir. İlişkiler bozulduktan sonra sözleşme imzalanması için artık çok geçtir. Ticari ilişkinin tarafları arasında güç dengesizliği varsa güçsüz taraf sözleşmede en azından asli unsurların ve maddi kazanç maddelerinin güvence sağlayacak somutlukta olduğundan emin olmalıdır. Aksi halde ileride şirket satışı veya ortaklığı gündeme geldiğinde due-diligence sürecinde incelenen sözleşmeleriniz şirketiniz değerini yansıtacak şekilde güvenceli ve sağlam bulunmayabilir.

11.  Şirket Satışı veya Ortaklık sürecinde temel hukuki işlemler nelerdir

Sürecin başlangıcında gizlilik sözleşmesi, niyet mektubu ve sürecin nasıl ilerleyeceğine dair koşulları belirleyen bir çerçeve anlaşma (termsheet) imzalanır. Bu işlemler sonrası due-diligence ve ticari anlaşma sağlanır. Ardından ortaklığın veya satın almanın hangi koşullarda gerçekleşeceği esas sözleşme; ortaklık halinde hissedarlar sözleşmesi, satış halinde hisse devir ve şirket satış sözleşmesi imzalanır. Bu sözleşmeye göre de şirket anasözleşmesinde gerekli değişiklikler yapılır ve yeni anasözleşme genel kurulda kabul edilir.

12.  Melek Yatırımcıların ne oranda hisse karşılığı yatırım yapması uygundur?

Melek yatırımcının fonksiyonu girişimcilik değil girişimcinin önünü açmaktır. Melek yatırım oranı girişimcinin motivasyonunu kırmayacak oranda ve en fazla %49 oranında olabilir. Şirket ortaklığının belli bir pay satın alarak gerçekleştirileceği durumlarda yatırımcının büyük ortak olması, girişimcinin şevkini kıracağından işletmenin asli başarısını riske atacak bir hamle olarak görülür ve genelde tercih edilmez. Şirkette küçük hissedar olarak yatırım yapmak aslında şirketin geleceğindeki büyük başarı potansiyeline yatırımdır. Asli amaç finansal, yönetimsel mentorluk gibi araçlarla şirketin önünü açmaktır.




Hukuk Danışmanlığı hizmetlerimiz hakkında buradan bilgi alabilirsiniz.
Diğer Makaleler
Payla?
�nerileriniz