26.09.2019
İşletme koçu ve danışman Dan Kennedy “Yatırımcılar için Zaman Yönetimi” adlı kitabında, en yoğun ve bunaltıcı günlerinizden bile maksimum verim alarak zamanı paraya çevirebilmeniz için atmanız gereken adımları açıklıyor. Kitaptan derlenmiş olan bu özette yazar, öz-disiplinin başarıya ulaşmadaki önemini vurguluyor. 

Annemin cenaze töreninin yapılacağı günün sabahında, kitabımın orijinal ilk baskısı için aşağıdaki  paragrafı yazmıştım: 


Annem birkaç gün – daha doğrusu birkaç gece önce vefat etti ve cenaze ziyareti dün geceydi; cenaze töreni ise bu sabah, yaklaşık dört saat sonra yapılacak. Şu anda saat sabahın altısı. Ben de evdeki ofisimde, klavyemin başındayım ve yazı yazıyorum. Bu benim ne olursa olsun, hemen hemen her gün, sabahın ilk saatlerinde, en az bir saat için yaptığım bir şey. Halen kitapçıların raflarında 5 kitabımın olması, 1996 yılının başlarında altıncı ve yedincinin geleceği, 1997’de yayınlanacak sekizinci kitabım için yaptığım sözleşme, ayrıca aylık bültenler yazabilmemin sırrı da burada yatıyor. 


Sakın benim duygusuz biri olduğum veya annemi sevmediğim sanılmasın. Ama insan yaşamında zaman yönetiminin, alışkanlıkların, sorumluluğun ve disiplinin başarıya ulaşmak için hayati önem taşıdığını çok uzun zaman önce öğrendim. O yüzden de hiçbir şey düzenimi kolay kolay bozamaz. Çoğu kişinin dikkati daha kolay dağılır. Belki de ben, ne olursa olsun çalışma planımı bozmadan sürdürme konusunda aşırı ısrarcıyım. Ama pek çok kişi de çalışma planlarını en basit şeyler için bile bir kenara atma konusunda aşırı istekli. 


Başkalarının saygısını kazanmak ve bu saygıyı yönetebilmek, hayatta elde edilebilecek en büyük avantajdır. Bu noktaya da öz-disiplinle ulaşılır. Öz-disiplini sağlam olan kişinin istediği şeyi elde edebilmesi için kimsenin kafasına silah dayamasına gerek yoktur; insanlar onun gücünü “hisseder” ve ona ellerindeki her şeyi seve seve verir. 


Çevrenize şöyle bir bakarsanız, insanlarda ne kadar az öz-disiplin olduğunu görebilirsiniz. Herhangi bir işyeri sahibine sorsanız, size işe geç kalma veya devamsızlık sorunlarının ne kadar büyük olduğunu anlatacaktır. İnsanların sabah yataktan kalkacak kadar bile öz-disiplini yok! 


Kendi iş ilişkilerimde de insanların yarısından fazlasının randevularına ve toplantılara zamanında gelemediklerini veya önceden planlanmış telefon görüşme saatlerine uyamadıklarını görüyorum. Müşteriler verdikleri randevulara uymuyor, tedarikçiler de teslimat sözlerini verdikleri anda unutuyor.


Girişimcilik dünyasında da, işe zamanında gelmek ve çalışmaya hazır olmak konusunda bile söylenecek çok şey var. 


Sadece teslim zamanına uymak ve sözünde durmak bile bir insanın uzaydan gelmiş gibi görülmesine neden olabiliyor. İşleri zamanında ve ilk seferinde bile düzgün yapmak, sizin için inanılmaz ilişkiler, fırsatlar ve kaynaklar yaratabilir. Tüm bunlar öz-disiplinle mümkündür. 


Üstelik, öz-disiplinin belli konulara yöneltilip uygulanması gerçekten sihirli bir güç gibi etki oluşturur. Öz-disiplininizi tıpkı bir büyüteçten geçen güneş ışığının bir nesne üzerine odaklanması gibi, tek bir amaç üzerine odaklarsanız, dikkat edin! Tüm dünya size yol açmak için kenara çekilecek, tüm kapılar sizin için açılacak ve siz geçerken herkes selam duracaktır. 


Zamanını iyi kullanabilen verimli bir girişimci olabilmek de dahil olmak üzere, önemli bulduğunuz  pek çok hedefe başarıyla ulaşmak kolay olmasa da aslında çok basittir ve belli başlı üç adımdan oluşur: 


Farkındalık. Zamanın ne kadar önemli olduğu hakkında bilinçlenirseniz, zaman hakkında farklı bir anlayış kazanır, ona değer verir, hedeflerinize ulaşmak ve tüm potansiyelinizi ortaya koyabilmek için harcayacağınız zamanı ve bu zamanın başkaları tarafından nasıl tüketileceğini kontrol edebilirsiniz.   Zamanınızın nasıl kullanıldığı veya harcandığı, bir işe yaraması veya boşa gitmesi, belli bir kontrol ve düzen içinde mi yoksa koşullara göre mi şekillendiği hakkında yeni bir farkındalık kazanırsınız. Yeni bir başarı için atılacak ilk adımda her zaman, sorunlar veya başarısızlıklarla olduğu kadar, fırsatlar ve başarılarla ilgili farkındalık da vardır. 


Karar. Çözülmüş bir ayakkabı bağına takılıp yüzüstü kapaklanmak ve normalde hiç fark edemeyeceğiniz bir deste parayı kaldırım kenarında bulmak gibi bir kaza eseri yakalananlar hariç, kazanılan tüm başarılar, bilinçli kararların ardından gelir. Yani acayip bir kaza olasılığını hariç tutarsak, başarı sadece kararlı olmakla elde edilir. Zamanın değeri hakkında bilinçlenmenizin sonucunda da, belli kararlar geliştirebilirsiniz. 


Eylem.  Üç tür eylem vardır: Bir işi başlatmak veya uygulamak, takip edip devamını getirmek ve tamamlamak. Bir karar verdiğinizde, bunun için bir başlangıç yapmanız gerekir. Başlangıçlar bazıları için zordur, ama çeşitli durumlarda çoğu kişiye kolay gelir. Örneğin yeni bir diyete başlayan biri bunu kolayca yapabilir, hatta eline kocaman bir çöp torbası alıp buzdolabında ve kilerde bulunan tüm kışkırtıcı yiyecekleri içine doldururken bundan keyif bile alabilir. Genelde zor olan, başlanan şeyi sürdürmektir. İşte bu noktada acımasız bir patron gibi davranması gereken benlik devreye girer. Sadece irade gücüne güvenerek başarıya ulaşmak çok enderdir. Bu nedenle, öz-disiplininizi destekleyecek bir ortam oluşturmalısınız. Öz-disiplin gereklidir ve karşılığında başarı getirir. 



Kaynak: Entrepreneur


 
Diğer Makaleler
Payla?
�nerileriniz