Girişimciler Koronavirüs‘ün Etkisini Nasıl Azaltırlar?

20.03.2020


Kriz Yönetimi

Bütün dünyayı saran korona virüs salgını karşısında hepimiz şaşkın, çaresiz ve bir o kadar panik halindeyiz. Girişimciler için bu durum katlanarak büyümektedir çünkü bu panik havasında işletmelerini korumak ve devam etmelerini sağlayacak önlemler almak zorundalardır. Bu girişimcilerin herşeyden önce sağlığın geldiğinin bilincinde olarak, gelecek kaygılarının işin geleceğini etkilemesine izin vermemek adına emin adımlar atmaları gerekir.
Bu küresel ve büyükbir sorundur. Mesela dünyaca ünlü Sequoia yatırım şirketi geçtiğimiz hafta finans sağladığı şirketlere Koronavirüs’ün 2020’nin Kara Kuğusu olduğunu bildiren bir mesaj yayınlamıştır. Bu mesaj üç bölümden oluşmaktadır.
  • Birincisi: Öncelikle kişinin kendisi, ailesi, arkadaşlarını ve çalışanlarını sağlıklı ve güvenli tutmak için yapması gerekenler konusunda stratejiler belirlenmesi gerektiğine vurgulama 
  • İkincisi: İş geliri, tedarik zinciri ve seyahat ile ilgili olarak aksamalar meydana geleceğini bilerek gerekli stratejileri belirlemesi gerektiğine dair vurgulama 
  • Üçüncüsü: Nakit satış ve pazarlama tahminleri ve kritik operasyon giderleri dahil olmak üzere altı ana alanda dikkatli olarak sıkı takip yapmaları gerektiğine dair vurgulama
Koronavirüsün etkisi gerçeküstü gibi görünüyor ve fırsatlar sınırlı olsa da şu unutulmamalıdır. Kriz dönemlerinde birçok yeni başarılı şirket doğmuştur. Mümkün olduğunca yaratıcı ve yenilikçi olmak, başarılı olmak için değil, hayatta kalmak için gereklidir. Ve bu dönemlerde yaşanan sıkıntı bazen firmalar için en büyük fırsatları ortaya çıkarabilir. Mesela Uber, AirBnb, WhatsApp, Square, Pinterest, Slack ve Twilio gibi şirketlerin tümü 2008 ve 2009’da süreçlerinde kurulmuşlardır.
2008 yılı büyük kriz dönemi tüm dünya için tecrübe kazanılan bir süreç olsa da, o günü başarıyla aşarak bu güne kadar gelen firmaların yanında, o süreçten sonra kurulan girişimler olduğu bilinmektedir. İşte bu şirketlerin böyle bir kriz dönemine nasıl hazırlanacakları konusunda bazı stratejiler uygulamaları gerekir.
Bu yazımızda girişimlerin koronavirüs salgınının finansal sonuçlarına nasıl hazırlanacaklarına dair stratejiler bulunmaktadır:
Nakit akışını yönetmek
Küçük ya da büyük her şirketin kötü günler için ayırdığı bir bütçe vardır. O bütçenin kullanma zamanı işte böyle zamanlardır. Bu mevcut olan paranın miktarını belirleyerek en az altı ila dokuz ay boyunca işin nasıl sürdürebileceği planlanmaları gerekir. Şayet şirketin yeterince nakiti yoksa giderlerin nasıl azaltabileceği veya satışların nasıl artırabileceğinin yolları araştırılmalıdır.
Satış tahminlerini gözden geçirmek
Böyle dönemlere iyimserlikle bakmak sadece kendini kandırmak anlamına gelir. Oysa gerçekçi olarak durum değerlendirmesi yapılmalıdır. Tabi bu durum değerlendirmesi, durumdan kaçmak veya durum karşısında tutuk kalmak olmadığının da iyi anlaşılması gerekir. Daha fazla finansal girdi sağlamak için daha fazla ürün veya hizmetin nasıl satılabileceği konusunda iyice düşünmek gerekir. Bu dönem belki de yeni pazarlar, müşteriler veya ortaklıklar için bir şans olabilir.
Daha fazla yaratıcı çözümler üretmek
Bir iş girişimine yeni başlandığında genellikle finans sıkıntısı çekilir ve bu dönemlerde girişimciler ürün, hizmet, pazarlama gibi konularda çok yaratıcı çözümler üretmekte adeta ustalaşırlar. İşte bu dönemde de aynı mantıkla gidilmeli ve yeni yaratıcı çözümler bulunmalıdır. Giderleri düşürecek tasarruf tedbirleri, pazarlama masrafları düşürecek yeni pazarlama kanalları veya üretim maliyetlerini düşürecek yeni yollar bulmak, bu dönemi ve bu dönem sonrasındaki krizi aşmak için daha güçlü olmayı sağlar.
Çalışan giderlerini kontrol etmek
İşletme giderleri bir firmanın en büyük gider kalemlerinden biridir. Bu dönemler çalışanlarla ilgili harcamaların dikkatlice istikrarlı olarak gözden geçirilmesi gerekir. Mesela iş seyahat giderleri, etkinlik maliyetleri, çalışanların yakıt ve iletişim giderleri gibi gider kalemlerini nasıl düşürülebileceği konusunda bir strateji belirlemek,giderleri düşürmeye yardımcı olabilir. Ayrıca yeni çalışanlar almaktan kaçınarak bazı konularda serbest çalışanlarla çalışma tercih edilebilir.
Harcamalarda sıkı bir politika uygulamak
Harcamaların sıkı bir politika ile uygulanması firmanın ayakta kalabilmesi için önemlidir. Tedarikçiler, çalışanlar, müşteriler ve şayet varsa ofis veya fabrika binasını kiralayan kişi veya şirketle bu dönemde iş birliği yapmak gerekir. Bu dönem küresel bir sorun ve her ülkenin başında olması yanında ayrıca herkes tarafından bilinmesi alınan önlemlerin uygulanabilirliği açısından kolaylık sağlayacaktır. Onlarla görüşme yapılıp bu dönemin birlikte aşılacağı konusunda telkinlerde bulunmalı ve moraller yüksek tutulmalıdır.
Sonuç itibari ile bakıldığı zaman; 2008 ve sonrasında ayakta kalan girişimler ve küçük işletmeler hayati tehdit eden riskler almayan firmalardır. Çünkü hayatta kalmaları pazar hâkimiyetinden daha önemlidir. Bu süreçten her zamankinden daha güçlü çıkabilmek için gerekli adımları atmak ve titizlikle uygulamak gerekir. Unutulmamalıdır ki; hayatta kalan şirketlerin ayırt edici en önemli özelliği, liderlerinin böyle anlara tepki verme şeklidir.
Giriş
Kullanıcı adı
Şifre
Şifremi Unuttum Hatırlatmak