22.10.2019
Bir seri girişimci olan Diamandis, girişimcilerin gelecekte karşılaşacağı zorluklar ve bunlarla nasıl başa çıkabilecekleri hakkındaki görüşlerini paylaşıyor. 

Gelecek hakkında öngörülerde bulunmak, saçmalamanın en kolay yollarından biridir – inanmıyorsanız online alışverişin geçici bir moda olduğunu iddia edenlere sorun. Bundan sekiz yıl önce IPhone henüz piyasaya çıkmamışken, acaba kaç kişi (belki Steve Jobs hariç) mobil uygulamaların 35 milyar dolarlık bir sanayi olacağını tahmin edebilirdi?

Ama Steve Case, Peter Diamandis, Esther Dyson gibi ileri görüşlü kişiler girişimciliğin geleceği hakkında düşüncelerini açıklarken, onları dinlememek büyük bir hata olur.  Bu kişilerin öngörülerine göre,  yakın bir gelecekte girişimcilerden çok daha muhteşem ve iddialı atılımlar göreceğiz. Bazı öngörüleri de, geçmişte şirketleri başarılı kılan bir takım uygulamaların (sağlam değerler benimsemek ve güçlü ortaklıklar kurmak gibi) yeniden önem kazanacağı yolunda.

Bu öngörülere inansanız da inanmasanız da, nelerle karşılaşabileceğimizi öğrenmenin bir tek garantili yolu var. Yönetim gurusu Peter Drucker’in söylediği gibi, “Geleceği öngörmenin en iyi yolu, onu yaratmaktır”.

Sizce girişimcilik gelecek on yılda nasıl bir değişim gösterecek?

Bir iş kurmak hem daha kolay hem de daha ucuz bir hale geldi. Bir ürün ya da hizmet yaratarak onu kısa bir zamanda milyonlarca – ya da milyarlarca – müşteriye satabilmek bugün mümkünken, bundan on yıl önce imkansız bir şeydi. Girişimciler, daha önce sadece çok büyük kuruluşların ya da devletlerin kullanabildiği teknolojilere bugün kolaylıkla erişebiliyor. Ayrıca girişimcilerin ulaşabileceği çok büyük bir sermaye kaynağı var. Risk sermayedarları ve melek yatırımcıların yanı sıra, hızla artmakta olan kitle fonlarının bu yıl 15 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Bence hem girişimcilikte, hem de yenilikçilikte bir patlama yaşayacağız. Bu yüzden ben önümüzdeki on yılın müthiş heyecan verici olacağını düşünüyorum.

Girişimcilerin gelecekte karşılaşabileceği en büyük engel ne olabilir?

Yasal düzenlemeler! Girişimciler, yasa koyucuların izin verdiğinden çok daha hızlı koşmak isteyeceklerdir. Onlar işleri çok daha ucuz ve hızla çözecek yöntemler buldukça, geleneksel şirketler bundan rahatsız olacak ve bu gidişi engellemek için devletle işbirliği yapacaklardır.

Zira büyük şirketler onlara ayak uyduramaz – değişim hızı çok yüksek.

Tesla’ya bir bakın. Hiç yoktan ortaya çıktı ve Amerika’nın – hatta belki de dünyanın – en güvenli otomobilini yarattı. Aynı şeyi robotik, tıp, eğitim ve yapay zeka konularında da göreceğiz. Çok büyük değişimler geliyor.

Silikon Vadisi gelecekte de egemen güç olmaya devam edecek mi?

Evet, ama başka bölgeler de ortaya çıkmaya başlayacak. Dünya üzerindeki birçok ülke aynı şeyi yaratmak istiyor. Daha esnek bir yönetime sahip olan Hollanda, İsrail, Singapur gibi küçük ülkeler bu konuda daha avantajlı olacak. Zira yasal düzenlemeler yaratıcılık için engel oluşturmaya başlayacak. Geniş anlamda baktığımızda yaratıcılık, vergi kaynağını oluşturan belli bir iş gücünü ve büyük şirketleri silmek anlamına geliyor. Bunu önlemek için devletlerin gösterdiği ilk tepki de yasal engeller oluşturmak oluyor.

Örneğin sürücüsüz araçlar yollara çıktığında, beraberinde birçok değişiklikler oluşacak. İnsanlar araç sahibi olmak yerine bir araca binme hakkına sahip olacağından, belki de o kadar fazla otomobil üretmemiz gerekmeyecek. Ayrıca o kadar çok yol da yapmamız gerekmeyecek, zira sürücüsüz araçlar çok daha verimli olacak. O zaman inşaat makinelerine de fazla ihtiyaç olmayacak. Park alanları veya taksiler de gereksiz kalacak. Tek bir teknoloji, tüm bu yan sektörlerin küçülmesine neden olabilir ve siz bir domino etkisiyle karşı karşıya kalırsınız.

Bazı ülkeler bu gelişmelere dur diyor. Bazıları ise destekliyor. Biz bu tür yeniliklerin denendiği bir ülke olmak istiyoruz, zira teknolojiler bir anda gelişebiliyor. Son Bush yönetimi devlet desteğini kaldırana kadar Amerika Birleşik Devletleri kök hücre teknolojisinde 1 numara idi. Bu karar o tür çalışmaların ülke dışına kaymasına yol açtı.

Girişimciler için tavsiyeniz nedir?

Öncelikle sevdiğiniz işi yapın, çünkü o zaman en iyisini yapabilirsiniz. İkincisi, dünyanın en önemli sorunları neyse, o konulara yönelin. Büyük sorunlar, en büyük iş fırsatlarını doğurur. Milyoner olmanın en iyi yolu, milyarlarca kişiye yardımcı olmaktan geçer. Önemli olan cesur ve kararlı olmaktır. Girişimcilerin risk alma, denemekten yılmama, başarısızlığı erken kabullenme yetenekleri vardır. Oysa büyük şirketler bunu yapamaz. Zira korkarlar. Girişimcilerin sahip olduğu avantaj ise budur. 



Kaynak: Inc.


Diğer Makaleler
Payla?
�nerileriniz