26.09.2013


BlackBerry’deki (BBRY) çöküş şaşkınlık uyandırıcı şekilde hızlı oldu. 2008 yılında şirketin değeri 80 milyar dolar iken şu anda 4.3 milyar dolar. Ve son verilere göre, son üç yılda şirketin Kuzey Amerika’daki pazar payı %70’den %5’e düştü.



Peki o zaman, çıkarmamız gereken dersler neler? Bu soruya cevap aramak için bazı teknoloji sektörü profesyonelleri ile konuştuk.



Marcus Nelson, CEO & Kurucu, Addvocate



BlackBerry’den gelen haberler şunu kanıtlıyor: İnkar ederek mücadele edemezsiniz. BlackBerry’nin yöneticileri, Apple 2007 yılında iPhone’u çıkardığından beri bunu yapıyorlar. Hatta daha geçen sene CEO Thorsten Hein şirketle ilgili yanlış giden hiçbirşeyin olmadığını söylemişti. BlackBerry, Andrew Grove tarafından söylenen ‘sadece paranoyaklar hayatta kalır’ sözünü doğru çıkarıyor. Bence bu söz insanların BlackBerry’nin çöküşünden almaları gereken en önemli derstir.



Craig Hanson, Ortak, Next World Capital



BlackBerry’nin çöküşü iyi çalışılması gereken bir olay. Bu şirket en başında ‘akıllı telefon’ ile ismi özdeşleşmiş bir şirketti. Büyük bir pazar payı vardı ve kurumsal pazarın hakimiydi. Üretilen cihazları daha çok kurumlar satın alıyordu. Ama bu kurumsal müşteri payının fazlalığı aynı zamanda şirketin sonu oldu. BlackBerry, kurumsal müşterilere yani şirketlere satış yaparak ve onları uzun dönemli kontratlar ile sunucu bazlı çözümlerle elinde tutarak ilerlemeyi seçti. İnovasyonda geriye düştü, sistemini kapalı ve kendi tekelinde tuttu ve bireysel tüketicilerin bilgi teknolojilerindeki tüketim artışını göremedi. Şimdi ise, kendi yarattığı kurumsal müşteri pazarında kabul edilebilir bir paya tutunabilmek için uğraşır duruma geldi.



Uzun dönemli sözleşmelere ve kurumsal firmalarla ilişkilere dayalı iş stratejisi belirleyen diğer büyük, geleneksel Bilgi Teknolojileri şirketleri de dikkat etmeli. Bu noktada, lisanslamaya dayalı sizin sunucularınızda kurulu yazılımları ve büyük, pahalı depolama sistemlerini örnek verebiliriz. Artık bireyler ve şirketler daha kolay, esnek ve abonelik sistemine dayalı çözümleri kullanabileceklerini gördüler. Ve bu çözümleri kendileri satın alıp, kurup sonra da silebiliyorlar. Bütçesi geniş olan kurumsal bir şirkette bile bu tip yenilikçi çözümler öne çıkıyor.



Mark Lee, CEO ve Kurucu, Splashtop



BlackBerry’nin güçlü olduğu pazarlar şirketler ve devlet idi çünkü güvenlik ve yönetilebilirlik özellikleri buna uygundu. Fakat, şirketlere sunduğu özellikleri geliştirip zenginleştirerek kurumsal bir mobil platform olacağına, iOS ve Android’e akın eden tüketicileri elde etmeye çalıştı. Buna ek olarak tüketici pazarında BlackBerry’nin özellikleri rakiplerinden daha düşüktü - dokunmatik ekran, boyut, web tarayıcı ve zayıf uygulama ekosistemi. Steve Jobs’ın popülaritesi de ek bir zorluktu.



iOS ve Android cihazlarının Good Technology, MobileIron ve Airwatch gibi şirketleri kullanarak güvenlik ve yönetilebilirlik konusunda kendilerini geliştirerek kurumlara uygun hale gelmeleri çok zaman almadı. Buna reaksiyon olarak, BlackBerry şirketlere iOS ve Android cihazlarını da yönetebilmeleri için destek vermek istiyor fakat artık çok geç.



Bu acı bir hikaye, fakat benzer zorlukları yaşayan birçok firma BlackBerry’den birşeyler öğrenebilir. Buradan alınacak ders, başarılı bir şirketin değişim yeteneğine sahip olması, esnek olması ve pazarın ihtiyaçları doğrultusunda stratejilerini yeniden belirleyebilmesi gerekliliğidir. Var olmak için, müşterilerin sıkıntı duydukları noktaları ve trendleri görmek, bundan sonra da şirketin temel yeteneklerini ve uzmanlığını kullanabileceği yeni fırsatlara doğru etkili bir şekilde yönelmek lazımdır.



Matt Allison, CEO & Kurucu Ortak, TrendKite



Öğrenilen dersler neler? Seri üretime geçme yatırımı yapmadan önce ürününüz için gerçek bir talebin olduğundan emin olun - ve tabii ki gerçek değerin -. Eğer giderek netleşmeye başlayan birşey varsa, o da teknoloji dünyasında ‘çökmeyecek kadar büyük’ sözünün geçerli olmadığıdır.




Kaynak: Forbes
Diğer Yazılar
Payla?
�nerileriniz