13.09.2019

Başarısızlığa yol açabilecek 4 kör noktaAt gözlükleri bir yarış sırasında çok işe yarar; ama iş dünyasında, göremediğiniz şeyler size zarar verebilir.


Safkan at yarışları küçük işletmeler pazarına çok benzer. Hemen hemen her yarışta, yarışı kazanmaya çalışan çeşitli yetenek derecelerine sahip atlar vardır. Bazı atlar, sayısız yarış koşmuş deneyimli hayvanlarken, diğerlerinin bu ilk yarışıdır. Yarışı önde koşmayı seven atlar varken, arkadan gelmekten hoşlananlar da vardır


At antrenörleri, atlarının dikkatini koşuya odaklamak ve yarışı kazanmalarını sağlamak için çeşitli taktikler kullanırlar. Bazıları atlar aşağı bakıp gölgelerden ürkmesin diye burun bantları kullanır. Yarış yapılacak pistin özelliklerine göre farklı tipte nallar da kullanılır. Antrenörlerin en fazla kullandıkları aksesuar, atın çevresel görüşünü sınırlayan, deriden yapılmış, yarım ay şeklindeki at gözlükleridir. Bu at gözlükleri, yanlarda ve arka tarafta bulunan her şeyi kapatarak, hayvanın önündeki atlara ve bitiş çizgisine odaklanmasını sağlar.


At gözlükleri bazı küçük işletme sahipleri tarafından da kullanılır, ama bu büyük bir hatadır. Şirket sahipleri genellikle satışlar, masraflar ve çalışanlar üzerine odaklanmak ister ve çevrelerinde olan biten şeylere karşı “kör” kalırlar. Her türlü problemin daha fazla satışla, daha verimli personelle ve daha düşük giderlerle çözülebileceğini sanırlar. 


Oysa iş hayatında, göremediğiniz şeyler size en fazla zarar verebilecek şeylerdir. Ben bunu ensenizde patlayan bir yumruğa benzetirim. Geldiğini asla göremezsiniz.  


Şirket sahiplerinin odaklandıkları başlıca konuların satış, personel ve masraflar olduğunu söylemiştim. Oysa bunların dışında kalan ve asla gözden kaçırmamaları gereken dört ayrı konu daha vardır. 


Rakipler. Eğer şehirdeki  tek oyuncu siz değilseniz, müşteri kazanmak için yarışan başka işletmeler de olacaktır. En önemli müşterilerinize giderler ve onlara daha iyi fiyat ve hizmet vermeyi vaat ederler. Hedefleri sizden iş koparmaktır. Pekiyi, onların kim olduğunu veya sizin neden daha iyi bir ürün veya hizmet sunduğunuzu biliyor musunuz? Cevabınız hayır ise, at gözlüklerinizi çıkarın ve öğrenmeye bakın. 


Sosyal Medya. Konu sosyal medya olduğunda, sorun yaşayan iki tür küçük işletme sahibi vardır. Birincisi, eğer şirketinizin mesela bir Facebook sayfası, bir Twitter hesabı ya da bir LinkedIn profili varsa, ama siz bunları pek kullanmıyorsanız, bu kayıtsız tutumunuz işinize zarar verebilir. Tıpkı sosyal medyanın gelip geçici bir moda olduğuna ve birkaç yıl içinde zamanının dolacağına inanan ve bu nedenle kafasını kuma gömerek bu furyanın gelip geçmesini bekleyen bir işletme sahibinin de zarar göreceği gibi.  


Sosyal medyanın giderek büyümekte olduğu bir gerçek.  İletişim alanında köklü ve kalıcı bir değişiklik meydana geldi. Oyuna girmek için ne kadar fazla beklerseniz, iş alanında hedefe varmak için sosyal medyayı nasıl kullanabileceğinizi anlamanız o kadar zorlaşır. Ayrıca, sosyal çevreye karşı kör kalırsanız, hiçbir kontrolünüz olmaz. İnsanların veya diğer şirketlerin işiniz hakkında olumsuz eleştiriler ve yorumlar yazmaları mümkündür. Buna karşılık bir savunmanız ve bir sosyal stratejiniz olmazsa, rakiplerinize veya memnuniyetsiz müşterilerinize tüm çabalarınızı tehlikeye atmaları için izin vermiş olursunuz. 


Ekonomik göstergeler. Sektörünüzde neler olup bittiğini dikkatle izleyin. Örneğin, eğer bir peyzaj düzenleme şirketiniz varsa, bölgenizdeki emlak piyasasının durumunu ve ipotek faizi oranlarını izlemenizde yarar vardır. Piyasanın sıkışması, insanların çevre düzenlemesi için fazla para harcamayacakları anlamına gelir


Sigorta. İşiniz büyüdükçe, sigortanızın da değişmesi gerekir. En son ne zaman bir sigorta kontrolü yaptırmıştınız? Sigortanız yeterince kapsamlı mı? Sigorta ile ilgili bir soruyu sormanın en kötü zamanı, bir kaza, bir aksilik veya bir felaket gerçekleştikten sonrasıdır. 


Bir iş sahibi olarak, satış, personel ve masraflarla birlikte yukarıdaki dört faktörü de dikkatle izlemek zorundasınız. Ani sürprizler veya aksiliklerle karşılaşmak istemiyorsanız, işinizin çevresinde neler olup bittiğine 360 derecelik bir açıyla bakmalısınız. Bir zamanlar bir arkadaşımın bana söylediği gibi, “akıllı insan kendi hatalarından ders alır; bilge bir insan ise başkalarının hatalarından ders alır”.  O yüzden, gözünüzü dört açın ve dikkatli olun. 



Kaynak: Open Forum


 
Diğer Makaleler
Payla?
�nerileriniz